Tercüme, “yabancı dil” engelinin yarattığı iletişim kopukluğunu gidermeye çalışan insanlık tarihi kadar eski bir aktarım girişimidir ve yeryüzünde farklı diller konuşulduğu sürece de var olmaya devam edecektir. Tarihte, insanın kendi dilini bilmeyen, kendisiyle aynı kültür düzeyinde olmayana duyduğu itilimi ya da takındığı katı tavrı, kökü Yunancaya dayanan “barbar” nitelemesiyle dışa vurduğu görülmektedir. İşte çeviri, insanoğlunun bölünüp dağılmasından bu yana yaşadığı bu dil kargaşasını aşma yolunda verdiği uğraştır, diller ötesinde ortak bir dildir. Anadolu`daki kültürlerde rastlanan, iki dilli sözcük listeleri gibi, iki ya da daha çok dilde hazırlanmış sözlük şeklinde tabletlerin varlığı da, çevirinin burada ciddi bir faaliyet olarak yürütüldüğünü göstermektedir. Bununla birlikte, çevirinin bir sorunsal olarak ne zaman ele alınmaya başlandığı pek bilinmemektedir. Ancak, çeviri zanaatı ve sanatı hakkında ilk sistematik çalışmalara Roma`da rastlanmıştır. Ve bizce tercüme, farklılıklar arasında oluşturulan mutlak köprüdür ve kendi içerisinde de Yazılı Tercüme ve Sözlü Tercüme olmak üzere ikiye ayrılır

Yazılı bulunan her türlü belgenin, belirli bir dilden arzu edilen diğer bir dile, çevrilecek olan dilin dilbilgisi, yazım ve imla kurulları, gerekli görüldüğü takdirde kendi kültürüne uyarlanması vb. işlemlerden geçerek tekrar yazılı olarak sunulmasına denir. Günümüzde,ikametgah,öğrenci belgeleri, nüfus kayıt belgesi, kitap çevirileri, hesap hareketleri, iş sözleşmeleri, diplomalar, hastane raporları gibi belgeler yazılı tercüme edilen evrakların başında gelir

Kaynak dilde söylenenlerin hedef dile sözlü olarak aktarılma biçimidir. Bu tercüme biçiminde,anlık olarak çeviri yapılması gerektiği için tercümanın işinin ehli olması, yapılan tercümenin hem çok daha sağlıklı olması, hem de dinleyici ve aktarıcıyı zaman kaybetmeksizin birbirine bağlamasına yardımcı olur.Sözlü tercüme kendi içerisinde Ardıl ve Simültane olmak üzere ikiye ayrılır. Bu tür tercümeler de hataya yer yoktur. Öyle ki, yazılı çeviri de çeviri bittikten sonra geriye dönüp kontrol imkanı mevcutken, sözlü tercüme de yapılacak hatalar geri dönülmeksizin dinleyici ve anlatıcı arasında yanlış anlaşılmalara sebebiyet verir

Sözlü Tercüme Türleri

SİMÜLTANE TERCÜME

Simültane tercüme konuşma yapılırken anlık olarak anlatıcıyı dinleme ve akabinde zaman kaybetmeksizin dinleyiciye anlatım yapılan tercüme türüdür. Bu tür tercümanların fazlaca uzmanlaşmış, konuya hakimiyetinin tam olması gerekmektedir. Çünkü, anlatıcı konuşmasını yaparken tercüman onu dinlemeli, dinleyiciye hedef dilde aktarmalı, bu aktarımı yaparken anlatıcıyı da dinlemeye devam etmeli, zihnin de bir sonra ki cümleyi oluşturup durmaksızın dinleyenlere aktarmalıdır

ARDIL TERCÜME

Simültane’den biraz farklı olmakla beraber, Ardıl Tercüme’de tercüman not alabilir, konuşmacının anlatımı sonlandığında notlarına bakarak hedef dilde ki dinleyiciye aktarımını yapabilmektedir. Fakat, not almanın Simültane tercümeden daha da kolay olduğunu söylemek yanlış olacaktır. Öyle ki, Simültane tercümeden kolay dahi olsa, Ardıl tercümenin zorluğu oldukça da fazladır. Not alımları cümle veya kelime olarak değil, belirli semboller ile yapılmakta, sembollerin vermiş olduğu karşılıklar kelime ve cümleye dökülmektedir. Buradan da, Simültanenin de ne kadar zor bir tercüme olduğu sonucuna varabiliriz

Çeviri literatüründe son okuma olarak da geçen Proofreading,çevrilen evrakın kontrol edilmesi, yanlışların düzeltilmesi, meydana gelmiş olan anlatım bozukluğunun ortadan kaldırılması, uzun belgelerde birden fazla çalışan tercümanların kulanmış oldukları anlatım şeklini ortak bir anlatım olacak şekilde düzenlenmesine denilir. Bunlara dahil olarak imla ve yazım hatalarının kontrolü, dilbigisinin yerinde kullanılırlığı, terimlerin doğruluğu vb. işlemlerde profesyonel kişilerce yapılmalıdır

Noterler, yabancı dilde eğitim aldıklarını diploma ile kanıtlayan bireyleri yemin ettirerek Yeminli Tercüman yetkisini verirler. Yeminli tercüman, tercüme ettiği belgeyi imzalar ve mühürler. Bu tür tercümeler noter onayı istemeyen makamlara yeminli tercümanın imzası ve mührü ile (arzu edilirse tercümanın yemin tutanağı ile beraber) teslim edilir. Yeminli tercüman tarafından yapılan tercümeler yetkililerce resmi statüye sahip olarak kabul edilir. Yeminli tercümanaltına imza attarak, kaynak dildeki evrak ile çevrilen evrakın birebir aynı olduğunu  beyan etmiş olur. Böylelikle, tercüman ile tercüme hizmeti alan arasında güven ilişkisi de kurulmuş olur

Resmi kurumlara vermek üzere çevrilen belgelere noter onayı gerekebilmektedir. Noterce onanmış Yeminli Tercüman tarafından yapılan tercüme aslı ile beraber notere ibraz edilir. Kontrolün yapılmasından sonra noterlikçe tasdik edilerek, Noterler Birliğinin belirlemiş olduğu ücret tarifesi üzerinden alınan harç karşılığı onaylanır. Noter ücretleri sabit olmakla beraber,çevirinin yoğunluğuna göre yarım sayfa veya tam sayfa olarak işlem yapılır.

Apostil, herhangi bir evrakın ait olduğu ülke sınırları dışında kullanılmasını sağlayan bir çeşit onay sistemidir. Apostilin tarihi, 6 Ekim de imzalanan Lahey Konvansiyonuna dayanır. Apostil kuralları yalnızca Lahey Konvansiyonuna üye veya taraf devletler arasında geçerlidir. Anlaşmaya göre, bahsi geçecek herhangi bir evrak, Konvansiyona taraf olan bir devletten, taraf diğer bir devlette, belirlenen kurallar çerçevesinde kullanılması için yasal hale gelir. Lahey Konvansiyonuna üye olmayan devletlere gidecek evraklar için Valiliklerden veya o ülkenin Konsolosluklarından onay yapılması gerekmektedir.